Dijitalleşen Spor Dünyası

İnternetin icad olunduğu günden bugüne dünyada çok şey değişti. İnternetin yaygınlaşması ile beraber bütün sektörlerde,  küresel çapta bir dijitalleşme akımı baş gösterdi. Milenyum ile beraber yeni bir çağa adım attığımız gerçeği herkesin kabul ettiği bir ortak düşünce. Lakin internetin, belkide tarihin başlangıcından bu yana en hızlı yayılan gelişim olması, yüzyıllardır belli bir sürede, yavaş yavaş nufüz eden çağ değişiminin müthiş bir hızla gerçekleşmesini sağladı. Dünya toplumun büyük bir bölümünün, ortak anlaştığı nadir şeylerden biri olan sporun bu etkiden en büyük paylardan birini alması şaşırtıcı olmadı. Sporun göz önünde olan olmayan her dalı küreselleşti, dünya çapında bir etkiye kavuştu. Öncelikle şunu belirteyim ben çok fazla olmasa da spor ile ilgi halinde olan birisiyim. Günümüz dijital dünyasında dört bir yanımızın spor ile sarıldığını düşünürsek, spor medyasının etkisinden uzak kalmak bu dönemde, hayalden öte durmuyor. Yıllar önce büyük şehirde oynanan bir derbinin fiyatı ancak durumu yerinde olan ve müsabakanın gerçekleşeceği stada/salona 2 vesait uzaklıkta bulunan biri için önemli iken, bugün ülkenin hatta dünyanın diğer ucunda yaşayan, belki hiçbir zaman o müsabakayı canlı izleyemeyecek bir insan için dert halini alabiliyor. Bu sosyal dünyadaki en büyük iletişim araçlarının sosyal medya hesapları olduğu düşünülürse sporunda bu dünyada dominant hale gelmesi gayet olağan bir durum. İnsanların yıllar önce spor ile ilgili iletişimde olduğu insanlar, çevresindeki bir avuç insandan bugün sosyal medya hesaplarındaki varlığına göre yüzbinlere ulaşıyor. “folos.im“in araştırmasına göre en çok Twitter takipçisine sahip 10 futbol kulübüne bakarsak onlarında bu işe ne kadar önem verdiklerini görürüz.

1360604644_galata

En çok Twitter takipçisine sahip 10 futbol kulübü

Pazar gittikçe büyüyor       

      Bu derece büyük bir pazar da elbetteki adını duyurmak için çaba sarfeden büyük küçük bütün şirketlerin ağızlarını sulandırıyor. Sporun bu pazardaki etkinliğini göstermek gerekirse verilecek birkaç örnek işin büyüklüğünü anlatmaya yetecektir.  Utapic Farm ve Somedya ortaklığı ile gerçekleşen araştırmaya göre 16 Aralık 2012 tarihinde oynanan ve Galatasaray’ın 2-1’lik üstünlüğü ile sonuçlanan derbide toplam 1,897,318 adet tweet atıldı. 45. dakikada tweet yoğunluğu bakımından zirveye çıkan maçta 82. dakikada Fenerbahçe’den bir oyuncunun kırmızı kart görmesi ile kırmızı kart en çok konuşulan futbol terimleri arasına girdi.  Bu büyük rakamlar sadece Türkiye çapındaki bir spor müsabakasının sosyal medya yol açtığı etki ile oluştu. Sosyal medyada ortaya çıkardığı etki nedeni ile ilk sosyal medya olimpiyatları olarak tarihe geçen 2012 Londra Olimpiyatları’nın sadece açılış gecesinde seo.com’un yaptığı araştırmaya göre tam 9,66 milyon adet tweet atıldı. Olimpiyatın etkileri bununla da sınırlı kalmadı, massrelevance.com’un araştırmasına göre olimpiyatlar ile ilgili olarak toplamda 28,442,407 adet tweet atıldı. Ayrıca dakikada atılan tweet sayısında da 13,366 adet tweet ile o yıl için zirveye yerleşti. Michael Phelps ile ilgili 574,515 adet tweet atılırken bu rakamı 506,804 adet tweet ile LeBron James izledi. Bir başka örnek vermek gerekirse ülkemizde büyük bir etkisi olmasada dünya çapında etkiye sahip olan bir spor müsabakası Super Bowl. Büyük bir izleyici kitlesi olduğu için yani büyük bir pazar olduğu için her sene devre arasında yayınlanması amacıyla hazırlanan reklamları ile konuşuluyor. Bu yılki reklamlarda büyük bir sükse yaptı, ama bu yılki reklamların en büyük detayı sosyal medyanın üzerine düşülmesi idi. Marketing Land’in araştırmasına göre bu yıl yayınlanan reklamların yarısında Twitter adresi veyahut hastaggi yer aldı. Ayrıca Devre arasındaki reklamının sonunda Oreo izleyicilerden en çok hangi Oreo parçasını sevdiklerine dair Instagram hesaplarından fotoğraf paylaşmalarını istedi. Bu hareket  Oreo’ya 20.000 takipçi kazandırdı. Ayrıca Super Bowl sırasında yaşanan elektirik kesintisin paylaştığı fotoğraf ile hemen kara çevirmeyi bildi Oreo.

       Sosyal medya ile iç içe olan büyük kuruluşlardan biride NBA ( National Basketball Association). Oda sosyal medyadaki etkisini hem kullanmak hem arttırmak adını bu yılki All-Star oylamasının Twitter ve Facebook üzerinden de yapılabilmesini sağladı. Rusların internet arama motoru girişimi olarak hayata geçen ve şimdilik başarılı bir grafik sergileyen Yandex’de sosyal medyada ki bu  sofradan ekmek yemek isteyenler arasında. Türkiye’ye verdiği önemi her fırsatta dile getirmeye çalışan şirket ülkedeki 2 büyük spor kulübü için çeşitli servisler sundu. İlk olarak “gsyandex.com” adı ile Galatasaray için özel arama motoru sunun şirket bu isim altında günlük 17 bin civarında ziyaretçiye sahip oldu. Fenerbahçe için açtığı site “fbyandex.com.tr” ise şimdilik bu rakamların gerisinde. Galatasaray’a özgü olarak açılan arama motoru bütün Yandex siteleri arasında 35. sıraya sahip. Bunun yanında Galatasaray için özel olarak e-posta servisinden sonra Fenerbahçe’ye özel geliştirdiği tarayıcıyıda kullanıma sundu Yandex.En az iki kulavarda daha rekabet ve marka bilinirliğini strateji olarak kullanmaya devam edecek gibi görünüyor Yandex.

fenerbahce-yandex-browser-ekran-goruntusu

Yandex’in Fenerbahçe için hazırladığı tarayıcının ekran görüntüsü

Bütün bu bilgiler ve istatistikler göz önüne seriyor ki  spor dünyasının dijitalleşen dünyada giderek genişleyen çok etkin bir yeri var. Önümüzdeki günlerde İnşallah bu etkinin tepkilerini görmeye devam edeceğiz.

Leave a Reply