Forrest Gump – Haftanın Filmi

 

Aslında filmleri çeşitli kategorilere ayırmak mümkündür. Zaman geçirmek için izlediğiniz filmler vardır mesela. Bazen ertesi gün bile hatırlamakta zorluk çekersiniz. Meraktan izledikleriniz vardır, reklamı o kadar iyi yapılmıştır ki popüler kültürden uzak kalmamak için izlersiniz. Yahut bir kişi için izlenen filmler vardır. Sevdiğiniz bir yönetmen, senarist, oyuncu sırf içinde yer alıyor diye izlersiniz. Birde efsaneler vardır. Birinden duyar, birşeyler okur yada reklamını görürsünüz, filmi nasıl izlemeye başladığınız önemli değildir, asıl mesele filmi izleyince başlar. Çok etkilenirsiniz, çok seversiniz. Sizin için her şeyi ile harikadır. İzlediğiniz güzel filmleri düşününce ilk hatırladığınız olurlar, biri film tavsiyesi istediğinde ağzınızdan çıkan ilk film olurlar. Sayıları 5-10’u geçmez. Nadir oldukları için güzellerdir. Hepinizin aklına illaki bazı filmler gelmiştir. Benim için o film Forrest Gump.

İllaki duymuşsunuzdur Forrest Gump’ı. Hani o ünlü, Tom Hanks’in ağzını bükerek oynadığı film. İlk izlediğimde ortaokuldaydım. Film koleksiyonuna hayran olduğum bir abim ödünç vermişti. Henüz ADSL kablosu ile hiç tanışmamış bilgisayarıma takmıştım. Bitirince zerre tereddüt etmeden başa sardım. Hayatımda sadece bir kere yaptım bunu. 2. kere izlediğimde daha çok keyif aldığım tek filmdi. Hani o hiç bitmesini ismediğiniz, mouse’un ucunu sürekli olarak zaman barına sürükleyip vaktine baktığınız filmler vardır ya onlardandı işte. Halen soran insanlara neden bu kadar sevdiğimi anlatamıyorum. Dondurmayı, eriği, mavi rengi ya da güneşli günleri neden seviyorsam o yüzden seviyorum bu filmi. Sevmem gerektiği için.

Biraz teknik bilgilerinden bahsedeyim. Forrest Gump aslen uyarlama bir senaryo. 1986 yılında yayımlanan Winston Groom’un romanından uyarlanmış. Yönetmenliğini Robert Zemeckis yapmış. Başrollerinden tanıtıma zerre ihtiyaç duymayan Tom Hanks ve bizim daha çok Jenny diye bildiğimiz şimdilerde House Of Cards’da adeta oyunculuk dersi veren Robin Wright var. Filmin senaristleri Winston Groom ve Eric Roth’dur. Filmin başında Paramount Pictures bulunmakta. Film gösterimde kaldığı süre boyunca dünya genelinde 677 milyon dolar hasıla ürettmiş. Akademi Ödüllerinde en iyi görüntü, Robert Zemeckis en iyi direktör, Tom Hanks en iyi aktör, en iyi uyarlanmış görüntü, en iyi film efektleri ve en iyi yönetmen dallarında ödül almış. Film aynı zamanda Altın Küre Ödülü ve People’s Choice Awardve Genç Aktör Ödülleri diye uzanıp giden bir listede, birçok kurum ve kuruluşun ödül törenlerinde arz-ı endam etmiş. 2011 yılında Kongre Kütüphanesi, Forrest Gump’ın Birleşik Devletler Ulusal Film Kayıtlarında korunması gereken kültürel, tarihi ve estetik bir film olarak seçmiş. Film 151 dakika, dili İngilizce

Tom Hanks’in aslında bütün filmlerine karşı zaafım var. İçinde bu adamın olduğu her filme hayran kalıyorum. Ama Forrest Gump’a olan sevgim bu sebepten değil tam aksine Tom Hanks’e karşı olan bağlılığım bu film ile oluştu. Neresini anlatayım ki, bir film için yapılabilecek en güzel açılış ve kapanış sahnelerini mi ? Beraber büyüdüğünüz kahramanın enfes çocukluğunu mu? Hepimizin yaşadığı o amansız çocukluk aşkı hikayelerini ekranda görmeyi mi? Kucağında taşıdığı Bubba için Forrest’tan çok üzüldüğümü mü? Ya da futbol sahasında, Vietnam’da, Beyaz Saray’ın önünde, şehirler arası yollarda, köprülerde ve evlerinin önündeki patikada koş Forrest koş diye bağırdığımı mı ? Kısacası her sahnesi muhteşem benim için. Onlarca farklı hikaye arasında merkez bir dinamik kurup, bu dinamikle tüm hikayeyi sapasağlam tutmak hakikaten zor bir iş.

Elvis Presley, Simon & Garfunkel, Jimi Hendrix gibi isimlerden oluşan muhteşem soundtrack’inden ve filmde geçen gerçek görüntüler üzerine montajlanmış tarihin efsane anlarından bahsetmeye gerek bile duymuyorum. İzlendikten sonra senelerce unutulmayacak bir film. Diyorum ya pazar günleri keyif alma günleridir. Güzel bir kahvaltının ardından tercihen balkonunuza kurulun mümkünse bu sefer tek başınıza bu filmi izleyin. Aile ile izlemek büyüsünü bozabilir. Buyrun bu da fragmanı.

Leave a Reply